Merve HASOĞLU

Merve HASOĞLU

İÇİMİZDEKİ SANAL YABANCI

A+A-

Steve Jobs 2007 yılında San Francisco’da yaptığı konuşmada “Beraber tarih yazmaya hazır mısınız?” diye sorduğunda eminim bir çok dinleyici elinde tuttuğu iPhone’un tüm dünyanın alışkanlıklarını kökten değiştireceğini tahmin dahi etmiyordu.

Dünyanın ufalıp cebimizdeki akıllı telefonlara gireceğini ve tüm hayatımızı oradan yönetir hale geleceğimizi öngörmek en iyimser teknoloji kehanetçilerinin bile aklına gelmemiştir.

Son birkaç yılda ise yepyeni bir dönemin henüz başlangıcındayız.

Bir zamanların bilim kurgusu şimdinin bilim gerçeğine dönüştü ve sadece filmlerde görmeye alıştığımız akıllı sistemlerle iletişimimizi sağlayan arayüzler hayatımıza girdi.

Sesli asistan dediğimiz, insan dilini işleme yeteneği olan, ses komutlarını anlayan ve bu komutlar doğrultusunda gerekli görevleri yerine getirme becerisine sahip sanal dostlarımız oldu. Nesnelerin interneti çevremizdeki akıllı aygıtları birbirine bağlarken, tüm bu sistemleri kendi sesimizle komuta etmeye başladık.

Teknoloji devlerinin hepsi sesli asistan furyasında yerlerini çoktan aldılar bile. Apple’in Siri’si, Amazon’un Alexa’sı ve Microsoft’un Cortona’sı başta olmak üzere nur topu gibi sesli asistanlarımız var artık.

Devir değişti, ancak Mevlana’nın 13. yüzyılda biz insanlar için söylemiş olduğu “Sen ne söylersen söyle, söylediğin, karşındakinin anladığı kadardır!” sözü, 20. yüzyılda dünyaya gelen sesli asistanlar için bile geçerliliğini koruyor. Çünkü biz ne söylersek söyleyelim, karşımızdaki sesli asistan sadece anlayabildiği kadarını anlayabiliyor.

 

Sesli asistanlardan beklentimiz ilk olarak bizi anlamaları ve taleplerimizi yerine getirmeleri.

Ancak biz insanları anlamak o kadar kolay mı?

Freud bile insan gibi karmaşık bir varlığı çözememişken, yapay zekanın bizi anlamasını beklemek ne kadar gerçekçi?

Nitekim mükemmel de değiller.

İnsanoğlu bu, hata yapar” deyimi sanırım sesli asistanlarımız için de gerçerli ki şu anda teknoloji devlerinin başı sesli asistanlarının hak ihlali ile büyük dertte.

Geçtiğimiz yıl Amazon’un 'Alexa'sı bir çiftin konuşmasını izinsiz kaydedip başkasına göndermişti.

Olacak iş değil.

Amazon başına açılan bu sorunla baş ederken benzer bir problem de Google cephesinden gelmişti; geçtiğimiz aylarda Google Asistan’ın kullanıcıları izinsiz dinleyip sesleri kaydettiği ortaya çıktı.

Apple boş durur mu.. Ağustos başında da Apple sesli asistanı Siri’yi gizlilik ihlalleri nedeniyle sözleşmeli çalışanların kullanımına kapatmak durumunda kaldı.

Sesli asistanlar cephesinde sanki her şey süt limanmış gibi, dört bir yandan ses kontrollü iletişimin yakın gelecekte en başta evlerimiz olmak üzere, hemen hemen her şeye adapte olacağının haberlerini alıyoruz.

Alexa ile yönetilecek akıllı evler çok uzak değil..

Ancak konuşmamızı kaş göz arasında kaydedip başkasına gönderen Alexa, ya kapıyı hırsıza açarsa?

Felaket tellallığı bir kenara, peki ya etrafımızdaki her şeyin zeka düzeyi bu denli arttığında biz gerçekten ne olacağız?

 

İnsanlardan arındırılmış bir dünya inşa etmek üzereyiz.

İşin kötüsü ise yalnız olduğumuzu düşünmüyor, hissetmiyor ve farketmiyoruz..

İnsanlığın en büyük dramı..

Teknoloji hepimizi bireyselleştirdi, yalnızlaştırdı, şimdi de o yalnızlığın içini doldurmamız için bize sanal asistan sunuyor.

 

Hoşgeldin dijital yalnızlık..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.