Cemal GÜLAS

Cemal GÜLAS

İNİMDEN İNSANA MEKTUP

A+A-

Dünyayı geliştirmek ya da değiştirmek için yola çıkanlara kolay bir yol hiç nasip olmadı. İnsanlığın bu yüzyılda bilimde kat ettiği mesafeyi maalesef duygusal ve sosyal yönden kat edemediğini hepimiz görebiliyoruz.

Eğer bu yönümüzü geliştiremezsek sahip olduğumuz teknoloji ve bilgi ile dünya üzerinde kendimizle birlikte birçok canlı formunu da yok edebileceğimizi hissedebiliyorum.

Beni kaygılandıran ve yola çıkaran güç, yaşayan her canlının hayat hakkına ve mizacı gereği yaşamasına duyduğum inançtır. 

Bana göre hareket edebilen her şey yani gelişen ve iklimleri tanıyan her şey canlıdır ve Tanrının kuludur. 

Bu gün inançlarını putperestler gibi yaşayan, din ehli olduğunu söyleyenler Tanrının adına hüküm verip baş alırken, kul hakkıyla huzuruma gelmeyin emrinin ağırlığını unutmuş gibiler... 

İnançlarını ritüeller, imanlarını şekillerin temsil ettiği bu canlılara yaradan akıl nasip ederek yardımcı olsun.
Bu yolculuğumuz uyanmışlığın gereğidir ve uyananlar uykudakileri uyarmakla yükümlüdürler; bunun için talep ettiğimiz canlıların hayat haklarına saygı duymaksa hayatlara karşı olanları da anlayıp dinlemeliyiz.

Aksi takdirde hastaya tahammül edemeyen doktor oluruz. 

Bu da yeni bir hastalık belirtisi olur. Çok düşünüp az konuşarak, öfkenin yerine üzüntü duyarak, nedenlerimizi anlatarak, kontrast düşüncelerin nedenlerini anlayarak gelişirsek işte o zaman dünyaya, çevreye ve canlılara bir şans verilir diye umut taşımaktayım. Yoksa bizden öncekileri silkelediği gibi dünya bizi de silkeleyecek üzerinden...

Mevlana’nın güzel bir lafı var, “sen ne söylersen söyle karşındaki seni bildiği kadar anlar” ve bu ülkede bırakın vahşi hayatı anlayabilmeyi insanlar kendi hayatları ile bilgilerde bile çok cahiller… Kısacası yolumuz uzun ve zahmetli…
Hayat karşımıza hazır olmadığımız sorunlar çıkarmaya devam edecek. Bizler ise ya pes edeceğiz ya da bu sorunlarla başa çıkmayı öğreneceğiz. 

İnsanın aklı sorunlarla başa çıktığının örnekleri ile dolu; eğer bir sorunla başa çıkamıyorsak ya sorunumuzu yeterince anlamamışız ya da çözüm için yanlış yoldayız demektir.

İlk bakışta bizim çabalarımızı anlamayanların olması çok normal; ama çabalarımızın zaman içinde anlaşılmaması ya da çözüme ulaşmaması pek normal sayılmaz. Bunun için anlamayanlara kızmak yerine anlaşılır olabilmek için çaba göstermesini öğrenmek zorundayız.

Bireylerin hayat içinde edindikleri bilgi ve deneyimlerini toplumla paylaşmalarının o toplumu sosyal, sanatsal ve refah olarak geliştirdiğine inanırım. Toplumu oluşturan bireyler ne kadar ilgiliyse paylaşılan bilgilerin o denli yaygınlaşıp işlevsellik kazandığına inanırım. 

Her birimizin görüş alanı ne kadar cebbar olursak olalım belli bir sınırda tükenir. 

Bizler ufkumuza yani geleceğimize bakarken görüş açımızı ancak birbirinin deneyim ve bilgilerini birleştirerek, eksiklerimizi gidererek genişletebiliriz. Bunun için öncelikle algı ve bilgimizi “bili yorum”un kör hücrelerine hapsetmeden “öğreniyorum”un merak ve heyecanı ile genişletip geliştirmeliyiz. 

Bireysel deneyimlerle billurlaşmış tecrübeleri aklın yorumu ve yardımıyla bilgiye çevirmeliyiz. Bizim için “hayat bir gün o da bugün” sözü geçerli olabilir. 

Fakat bizler bir canlıyı oluşturan hücreler gibiyiz. Oluşturduğumuz canlı formu ise bir bedenin parçası gibidir. O parçalarda gövdeyi, gövdelerde toplumu derken bu zinciri kâinatın sonsuzluğuna kadar büyütebiliriz. Şimdi bir bünyeyi yok eden küçük bir mikrop mu olacağız yoksa o bünyeyi geliştiren öğelerden biri mi? Ben tercihimi onu geliştiren öğelerden yana seçiyorum. Hayat içinde yaşadığım yanlışları daha çok doğru yaparak telafi etmeye çalışıyorum. 

Taşımakta olduğum yüklerin üzerine gelen ve bizlerin hayatı için çok önemli olduğunu bildiğim bizim dışımızdaki canlı formlarını da koruyabilme arzusu içindeyim. Bu uyanış beni bize taşıdı. 

Biz yaşadığımız dünyayı yaşanır halde tutabilmek için tüm canlı formlarına saygı duyarak güçlerimizi ve bilgilerimizi birleştirmeliyiz. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.