Merve HASOĞLU

Merve HASOĞLU

JAMIE DIMON'IN İZİNDEN

A+A-
“Nereden çıktı bu fintechler, eskiden bir tek banka bilirdik” diyenleri buraya alalım..
Çünkü artık banka gibi davranan fintechlerimiz ve fintechsiz yapamayan bankalarımız var…
Amerika’nın en büyük bankası JPMorgan Chase’in CEO’su Jamie Dimon 2019 yılı bütçesinde finansal teknoloji yatırımlarına tam tamına 11.4 milyar dolar ayırdığını duyurdu ki büyüklüğün gözünüzde daha net bir şekilde canlanması açısından; bu rakam Türk bankacılık sektörünün 11.2 milyar dolar olan 2018 yılı net karından da yüksek.
Görünen o ki JPMorgan Chase bizim bankaların net karı kadar finansal teknoloji yatırımı bütçesi ayırmış bulunuyor.
İnanması güç ama gerçek.
Her zaman büyük hayranlıkla takip ettiğim Jamie Dimon, teknolojide en hızlı, yazılımlarda en iyi olmanın, fintech şirketlerine proje outsource etmenin önemini keşfeden ilk bankacı olarak bu yarışın bayrağını elinde taşıyor. Herkes de halen arkasından koşuyor.
Jamie Dimon’un ayırdığı bu cömert bütçeden de anlayacağımız üzere yeni dünya düzeninde finansal teknoloji sadece bankalarla değil, daha küçük ama çevik ve yenilikçi şirketlerle birlikte ilerliyor.
Neden mi?
Çünkü finansal teknolojilerde yaşanan yenilikler tüketicilerin finansal işlemlere anında erişebilme isteği giderek artıyor, bu da bankaları her geçen gün farklı çözümler geliştirmeye zorluyor. Ve çok net ki fintechler teknolojiyi çok daha iyi kullanıyor.
Kısacası teknoloji hızla geliştikçe; bankalar da bu hıza yetişemedikçe, fintechler çok daha uygun hizmetlerle önümüze çıkmaya devam ediyor.
Tüm bunlar bankacılığı baştan aşağı yenilenmeye, adeta bir tarantula misali kabuk değiştirmeye itiyor. Ve bu yenilenme bankaların fintechlerle kurdukları işbirlikleri ile daha da hızlanır vaziyette.
Finansal sistem dediğimizde aklımıza sadece bankaların geldiği devir artık kapandı. Finansal sistem bankacılığın dışına taşmaya başladı.
Örneğin bir öğrenci gelişen teknolojilerle tüm dünyadan para toplayabiliyor yada insanların kendisine yatırım yapmasını sağlayabiliyor. Aynı zaman kişiden kişiye kredi verebiliyor, kitle fonlaması yapılabiliyor.
Ve tüm bunlar bankacılığın dışında kalan teknolojiler sayesinde oluyor. Ancak çok üzücü bir gerçek var ki , o da mevzuat gereği Türkiye’de bahsi geçen uygulamaları hayat geçirmek pek mümkün değil.
Herkesin dilinde BDDK izin vermedi, mevzuat yeterli değil vs.
Fakat biz bekleye dururken bu alandaki rekabet giderek sertleşiyor ve bankacılık sektörünün geleceğini tehdit eder bir noktaya doğru ilerliyor.
Bu sektördeki gelişimin motoru teknoloji ile çalışırken, vitesi de mevzuatların ayarladığını unutmamakta fayda var.
Jamie Dimon 2015 yılında pek çok beynin ve paranın geleneksel bankalara alternatif olmak üzere çalıştığını söyleyerek “Silikon Vadisi geliyor” demişti. Doğal olarak sadece söylemekle kalmadı, bu yılın başında Silikon Vadisi’nde finansal teknoloji için yeni bir kampüs bile açacağını duyurdu.
Biz halen mevzuat, BDDK, o, bu, şu derken JPMorgan Chase Silikon Vadisi’ne gitti bile.
Tabir-i caizse atı alan Üsküdar’ı geçti.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.