‘Kuvvetler ayrılığı olan sistemi savunuyoruz’

‘Kuvvetler ayrılığı olan sistemi savunuyoruz’

Merkez Parti Genel Başkanı Karslı, İzmir’de basın mensuplarıyla bir araya geldi. Partinin misyon ve vizyonunu anlattığı toplantıda Karslı, ülke ve İzmir’e yönelik değerlendirmelerde bulundu.

A+A-

Kaya Prestij Otel’de basın toplantısı düzenleyen ve “Merkez Parti, gönüller üzerinde, ahlak ve hukuk sistemi üzerinde tesis edilmeyi istediğimiz bir siyasi yürüyüş hareketidir” diyerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Abdurrahim Karslı, “Bir ideoloji partisi değiliz ama kendimize mahsus temel kriter ve ideallerimiz var. Temel kriterlerimiz ise şu: Biz diyoruz ki, siyaset insanların özelleri ve teferruatlarıyla ilgilenmez. Siyaset, özellikle bir ideoloji üzerine kurulmaz. Siyaset, Türkiye’de şimdiye kadar yapılan ayrımcılık fikirleri üzerine de tesis edilmez. Siyaset, milletin ortak dertlerini ve ihtiyaçlarını ihya etmek ve canlandırma isteğidir. Türkiye’de ihtiyaç olan da adalet, hürriyet, insanlara iş ve aş imkanlarının açılması, onların güzel bir eğitim alıp sonra da güvenli bir hayat yaşaması için yapılması gereken bir faaliyettir. Biz de böyle bir faaliyeti arzu ediyoruz” dedi.

Merkez Parti’nin geçmişten gelen herhangi bir fikrin ya da partinin üzerine kurulmadığına dikkati çeken Karslı, “Bir mirasımız, herhangi bir yer ile angajemiz yok.  Hukuk üzerine kurulmayı arzu ettiğimiz bir parti. Angajmanı da sadece millete ve kendi değerlerine… Dolayısıyla sadece şimdiye kadar mevcut olmayan, dışarıdaki bir mihrak ile anlaşmayan, Türkiye’deki belli odaklara karşı borcu olmayan samimi insanlardan meydana gelmiş ve kendi imkanlarıyla yapmak istedikleri bir siyasi faaliyet” diye konuştu.

20191117-113935.jpg‘HER İKİSİNE DE MUHALİFİZ’

Benimsedikleri siyasi hareketin diğerlerinden farklı olduğunu söyleyen Genel Başkan Karslı, Merkez Parti’nin almak üzerine değil, vermek üzerine kurulmuş bir siyasi parti olduğunu savundu. Mevcut siyasi partilere de eleştirilerini sıralayan Karslı, “Şu anda maalesef ki mevcut siyaset, insanların kendilerini bir yerden bir yere taşımak, meşru kılmak, mal ve nimet sahibi olmak için yapılıyor. Bir fedakarlık değil, bir meslek olarak görülüyor. Onun için de kimse başladığı zaman bırakmıyor. Bizdeki siyasetçiler maalesef tekerlekli sandalye ile yürürken neredeyse mezara yaklaştığı anda bile siyasetten kopmaz. Bu faaliyeti, meslek ve meşrep olarak görüyorlar. Biz siyaseti bu şekilde görmüyoruz. Birikimi olan insanların, malen ve madden millete karşı bir borcu olarak görüyoruz. Türkiye’de şu anda böyle bir siyasi anlayış doğmadığı için bizler yeni bir siyaset, yeni bir usul ve hedefiz. O yüzden de iktidarın muhalifi değil, bütün mevcut siyasetin, muhalif ve iktidarına muhalifiz. Çünkü ne muhalefetin ne de iktidarın siyasetidir. Arzumuz da şu, ismi ne olursa olsun; ister başkanlık isterseniz de parlamenter sistem diye adlandırılan, temelinde kuvvetler ayrılığının yer aldığı bir sistemi savunuyoruz. Herkesin kendi fonksiyonunu ifa ettiği bir sistem istiyoruz. Şu anda tek şahıstan ibaret olan bir sistem var, her şey onun elinde. Arzu ettiği işleri kararnamelerle yapıyor, arzu etmediği işleri de meclise havale ediyor. Böyle bir demokratik sistem olmaz” ifadelerini kullandı.

‘İKİ ACİL MESELE VAR’

Ülke içindeki ekonomik durumun incelendiğinde üç tane kurutulmuş damar olduğunu söyleyen Karslı, “Tarımın ve hayvancılığın yeniden canlandırılması ve sanayinin büyümesi lazım. Sanayinin büyümesi derken de, bu klasik metotlardan ziyade, inovasyonla birlikte dünyaya yeni işlerin sunulacağı alanlar açmamız lazım. Türkiye’de buna yönelik altyapı var. Ciddi anlamda iyi düşünen ve iş geliştirecek gençlerimiz var ama geliştirdikleri işler teşvik edilmiyor, engelleniyor. Türkiye’de imkanı, aklı ve lisanı olan, düzenli bir sistem olmadığı için bu despotluktan kaçıp yurtdışına gidiyor. Ülkemizde sermayesi olanlar da güvenlik olmadığı için elindeki değeri yurtdışına transfer ediyor. Her şeyin temeli hukuk ve hukuk güvenliğidir. Hiç kimsenin hukuk güvenliği olmadığı için aklı ve imkanı olan yurtdışında hayatını sürdürmeye çalışıyor. Tüm bunlardan dolayı ülkemizin acil iki meselesi var: Hukuk güvenliği ve adaletin tesis edilmesi ve üretim ekonomisinin hayata geçirilmesi” dedi.

‘YENİDEN İNŞA EDİLMELİ’

“Ferdi ahlak yerle yeksan oldu. Çünkü siyasette kirli olan işler yapıldı” diyen Karslı, şu açıklamalarda bulundu: “Siyasetteki insanlar erdemli ve düzgün insanlar olmalı. Türkiye’de yeni yetişen nesil özellikle siyasetteki insanların yanlışlıklarını gördükçe onların o yanlışlıklarından kendilerine fetva çıkarır oldu. Tüccarlar o olumsuz işlerden etkilenir oldu. Yandaş olarak kabul ettiğimiz kişiler bunu hak görür oldu. Her insanın yanına polis koysanız dahi eğer o polis usulüne göre çalışmıyorsa bir şey değişmez. Kalplere bu yanlışlıklar için yasak koymak lazım. Bu da ilim ve ahlakla olur. Türkiye’de aile çökertildi, yeniden inşa edilmesi lazım. Türk toplumu bozuldu. Bu kadar yabancının getirilmesinin perde arkası olmalı. Türk milletinin bir an önce bunlardan kurtulup ferdi ve bütünsel planlarla maddi ve manevi yeniden inşa edilmesi lazım.”

İZMİR’İ DEĞERLENDİRDİ

İzmir’e yönelik değerlendirmelerde de bulunan Karslı, kentin şu anda hem hukuki olarak hem de ekonomik olarak sıkıntılar içinde olduğunu söyledi. Uzun yıllardır İzmir’de yerel ve merkezi hükümet arasında sıkıntılar yaşandığını vurgulayan Karslı, “Bu İzmir’in aleyhine oluyor. Bir kere yarışma seçimlerde olur. Seçim bittikten sonra kim seçilmişse millet artık onu uygun görmüş ve yetki de ondadır. Bu süreçten sonra makamlar arası koordineli bir çalışma yürütülmesi lazım. İç İşleri bakanının kendinden olmayan belediye reislerine hitabı bile çok kötü. Ben bir hukukçu olarak buna karşı çıkıyorum. Halbuki kendilerinden olan belediyeleri nasıl besleyip kolluyorsa, en az onları da aynı şekilde kollamalıdır. Merkez Parti’nin derdini İzmirliler’e rahat anlatabileceğini düşünüyorum. Ben de bu atmosferi gördüm. İzmir’in sanayisine, limanına, şehrine, tarımına, turizmine yönelik özel projeler çıkarıp ciddi bir şekilde çalışıyoruz. Şehri inceledim, caddelerinden geçtim. Gerçekten bu büyük şehre yakışmayacak bir görüntü gördüm. Yapılaşma alabildiğince düzensiz. Yeşilin olmadığı, alabildiğine betonun olduğu yapılar var. İzmir bunlara layık değil. İzmir’in güzelliklerini öne çıkaracak projelerle, yerel ve genel hükümetin birlikte çalıştığı bir sistem oluşturmalıyız” diye konuştu.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum