Emin YEĞİNBOY

Emin YEĞİNBOY

ÜÇ KARDEŞİN ORTAK YAZGISI

A+A-

Kız Kardeşler

Yönetmen ve senaryo: Emin Alper.

Oyuncular: Cemre Ebuziyya, Ece Yüksel, Helin Kandemir, Müfit Kayacan.

 

Son 10 yılın dikkat çeken genç yönetmenlerinden Emin Alper, üçüncü uzun metrajı “Kız Kardeşler” ile son İstanbul Film Festivali’nde en iyi film dahil beş dalda ödül kazandı.

İlk iki filmini hatırlarsak; bol ödüllü “Tepenin Ardı” ve “Abluka”. Her ikisi de politik göndermeleriyle dikkati çeken filmler oldular.

Filmin festival karnesi gayet başarılı. Örneğin ilk gösteriminin yapıldığı Berlin Film Festivali’nde yarışma bölümünde yer aldı. En iyi film seçilen İsrail/Fransız yapımı “Eşanlamlılar” ile aynı jüri puanını toplamasına karşın Altın Ayı karşı tarafa gitmişti.

Senaryoyu da yazan Alper, bu kez politik baskı ve paranoya konularından uzakta, karakter ağırlıklı bir öykü anlatıyor.

Büyüdüğü kasabada yıllar boyu gözlemlediği beslemelik üzerine trajik bir hikaye kurgulamış. Yaşadıkları dağ köyünden, kasabaya besleme olarak gönderilmiş Nurhan, Reyhan ve Havva’nın hikayesi.

Annelerinin ölümünden sonra babaları Necati, onları besleme olarak kasabaya göndermeyi uygun görmüş. Beslemelik, kızların dağ başındaki köyün sığ yaşamından biraz olsun uzaklaşıp, nefes almaları, bir şeyler öğrenmeleri için de bir fırsattır. Geriye dönüşlerinde aileleri ve çevrelerine karşı düşüncelerini, duygularını konuşabilen, haklarını bir yere kadar savunabilen bireyler olmuşlardır. En büyükleri olan Reyhan hamile olarak köye dönmüş, alelacele yarı akıllı çoban Veysel ile evlendirilmiştir.

Hamilelik meselesi köylüler arasında çok dillendirilmiş, çocuğun gittiği evin reisi, doktor Necati Bey’den mi yoksa eczacı çırağından mı olduğu merak konusu olmuş. Nurhan ve Havva’da, gittikleri ailelerde uyumsuz davrandıkları için baba ocağına geri dönmüşler.

Anlatımda erkeklerin ve kız kardeşlerin dünyalarını kendi ortamlarında izliyoruz. Erkekler ata erkil sistemin koruyucuları olarak ağacın altında kurdukları rakı sofrasında, kararlarını alırlar, dertlerini konuşurlar. Kadınlarsa yayık başında, kendi aralarında, en mahrem hikayelerini anlatırlar. Bir tek babaları Şevket kızlarla diyalog halindedir. Çene çalmayı seven bir karakter olarak Şevket, her iki dünyanın arasında yer alır.

Oyunculuk performanslarının su gibi akıp gittiği bir film. Üç kız kardeşte Cemre Ebuziyya, Ece Yüksel, Helin Taşdemir harika performanslar göstermişler. Fettanlık ve masumiyet arasındaki geçişleri o kadar güzel ki..

Baba Şevket’de Müfit Kayacan, Veysel’de Kayhan Açıkgöz, Doktor Necati’de Kubilay Tuncer karakterlerin iyi ve kötü arasında dans eden nüanslarını mükemmel vermişler. Veysel’in deli dolu davranışları en dikkat çeken performans olarak akılda kalıyor.

Emin Alper, çok dramatik olabilecek bir konuyu, oldukça yumuşak geçişler ve altta eksilmeyen bir mizah duygusuyla anlatmış. Kuş uçmaz, kervan geçmez bir dağ köyündeki hikaye, karabasan olmaktan çıkıp masalsı bir atmosfere bürünüyor. Bir şeylerin ters gideceği duygusunu yaşatan karanlık sekanslar da, yok değil. Kızların tartışmaları veya Veysel’in korktuğu anlar gibi..

Finalde umudun varlığını koruması iyi bir seçim olmuş. Kısaca Emin Alper övgüye değer bir yönetmenlik başarısı gösteriyor. Doğanın sertliğini, köyün yalnızlığını yansıtan kareler, Yunanlı sanatçılar Giorgos ve Nikos Papaioannu’nun müzikleriyle eşsiz bir birliktelik içindeler.

Artvin dolaylarında yapılan çekimler, bize bir taşra hikayesi anlatsa da, sonuçta eşitsizlik, çıkış yolu, daha iyi bir hayat umudu gibi evrensel kodlar üzerinde seyrediyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.