Ömer ERKMEN

Ömer ERKMEN

YENİ NESİL GİRİŞİMCİLERLE BEYAZ YAKALILAR ARASINDAKİ GÖRÜNMEZ GERGİNLİK

A+A-

Başlıktaki ifadenin aslı “Girişimcilerle beyaz yakalılar arasındaki görünmez gerginlik!” ve ilk Yeni Nesil Kafası konuk videomuzda sevgili Soner Canko tarafından söylendi.

Başındaki ek tabiki bana ait. Bir de görev üstlendim o videoda, bu gerginliği azaltma işi için “o iş bende” dedim çünkü Soner Canko “bu işi en iyi siz yaparsınız” dedi yine orada.

Gerginlik sosyal medyada gösteriyor kendini en çok.

Aşağıda bazı alıntılar var:

Girişimcilik yeni mezun işi değil. Eğer bir dikeyde çok farklılaşmış bir bilgi ve tecrübesi yoksa, yeni mezunlar önce bir girişimde iş bulup donanımını artırmalı.”

Girişimcilik gazı ile 20’li yaşlardaki donanımsız gençleri hadi yapabilirsiniz diyerek meydana salmak, insanları arenada gladyatörlerin önüne silahsız atmak gibi bir şey.”

O kurumsal şirket kültürünü almış arkadaşları yontmak, sıfırdan yaratmaktan daha zor. Bırakalım insanlar denesin, başarısız olsun, bir daha denesin:)”

"Tüm bu yukarıda saydıklarımı öğrencilik sırasında yaptıktan sonra, mezuniyet sonrası kurumsal bir şirkette 5-10 yıl kadar çalışmanızı öneriyorum."

Bence en az 25-30 yıl. Anca emdirir gençler yaşam enerjilerini.”

Kaynak “Google” :)

 

Bunların çok daha sert olanları da var maalesef. Bunlara taraf ya da karşı değilim, “bağlam” oluşturmak için aktardım sadece.

Yeni Nesil Kafası nasıl bakmalı bu konuya acaba?

Bazı başlıklar:

- ABD’de teknoloji şirketleri işe yazılımcı alırken Üniversite mezunu olma şartını aramıyor artık.

-Deneyim bazen dezavantaj oluyor çünkü “bu işler böyle yapılır” bakışını başka bir deyişle “statüko”yu zorla kabul ettirmeye çalışıyor yeni nesil girişimciye.

-Eski köye yeni adet getirmeme refleksi, “kimsenin aslında çözüm olarak göremediği” ama başarılı olduğunda dillerden düşürmediği yeni nesil girişimleri doğmadan öldürebiliyor.

-Geleneksel bakışlar ve iş yapışlar hem başarısızlık kültürünün gelişmesini engelliyor hem de “konfor alanını” genişletip bir yeni işe girişmesini engelliyor potansiyel yeni nesil girişimcilerin.

-Falanca ABD’li Üniversitenin yaptığı araştırma deneyimin önemini doğruluyor.

 

Bağlam ve ortak dil diye yola çıkmıştık, daha doğrusu hem gizli gerilimin hem de iletişimsizliğin nedeni bunlar galiba demiştik “enn” başında Yeni Nesil Kafasının.

 

Bu görüşüm değişmediği gibi, gelin siz de bir şeyler öğrenmemize katkıda bulunun, bir şeyler öğrenmeye çaba gösterin diyorum.

Burada da çağrıyı tekrarlamış olayım, “gizli gerilim” sizce neden var?

Ortak dil var mı, aynı şeyi mi konuşuyoruz, bağlam nedir?

Farklı kültürlerin (Kurumsal, Akademik, Coğrafi) hangi ön yargıları taşıdığı için anlaşmakta zorlanmamıza neden olduğunu konuşmaya ve ortak bağlamları ve dilleri oluşturmaya çalışmasak mı?

Örnek vermek gerekirse,

-ABD’deki önde gelen teknoloji şirketlerinin bazı alanlarda Üniversite mezunu aramamasının,

-Yine önde gelen bir ABD’li Üniversitenin orada yaptığı araştırma sonuçlarının,

Türkiye veya benzeri ülkelere uygun olmayabileceğini ve uygun hale getirebilmenin yollarını düşünüp konuşabilir miyiz acaba?

Olasılık ve istatistiğin, bir iki örneğe dayanarak inandığımız şeyleri doğrularken veya savunurken farklı bir bakış açısı getirebileceğini düşünmeye çalışmak nasıl olur, ya da olabilir mi? (Bunun olasılığı nedir örneğin :)

Biraz fazla ara verdim yazmaya yine, çünkü “beceremiyorum”, neyse, yazma konusunda Yeni Nesil Kafalı olmaya çalışsam buradaki çağrıya kendim uymuş olurum belki de…

Yakında tekrar görüşmek dileğiyle.

Not: Görünmez gerilim konusunda yazmaya devam edeceğim.

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.