Hasan ÇÖLMEKÇİ

Hasan ÇÖLMEKÇİ

ZEYBEKCİ İLE ÇALIŞTIĞIM İÇİN HÜKÜM VERMİŞLER!

A+A-
Yerel seçim döneminde 3 aylık siyasi bir kampanyanın içinde yer aldım. Ocak'ta başlayan işim (!) 1 Nisan'da sona erdi.
AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Nihat Zeybekci ekibinin basın ayağını değerli gazeteciler Erhan Hartaç, Serdar Yılmaz, Ozan Akgün, Ahmet Çömez, Aslı Karadana ve Canan Sürgit ile yürüttüm. (İlk başlarda Mehmet İnmez ve Sedat Alp de yer aldı)
Bu ekibin her bireyinin ortak özelliğinden biri gazetecilik, diğeri ise işsiz olmalarıydı.
10 yıl yazıişleri müdürlüğünü, son 6 ayında ise üstüne ek olarak haber müdürlüğünü yürüttüğüm Habertürk Gazetesi 5 Temmuz'da kapanınca işsiz kalmıştım.
Zeybekci ekibine dahil olana kadar bazı girişimlerim olmasına karşın iş bulamadım.
Sonuçta basın danışmanlığı benim için yeni bir deneyimdi ve ilk kez haber servis edilen değil, servis eden oldum. Bu aşamada da siyasetin her tür yüzünü gördüm.
Bu görevim de bitince yine işsiz kaldım...
Hem Yeni Asır, hem de Habertürk'te köşe yazılarıyla haşır neşir olduğum Ayşem Kalyoncu ile ortak bir yola çıktık ve mansetturkiye.com sitesini yayına soktuk.
Yaklaşık 2 aydır, İzmir merkezli Türkiye geneli yayın yapıyoruz.
Halkın doğru, tarafsız haber almasına katkı koymanın yanı sıra özel haberlerimizle, hepsi alanında uzman, ülke çapında tanınmış yazarlarımızla sektörde yerimizi aldık.
Yeni olmamıza karşın kısa sürede etkin olduk. Google'da üst sıralara yükseldik. Özel haberlerimizle ses getirdik.
Okunurluk oranlarımız ve ziyaret sayımız; henüz 'bebeklik çağı'nı yaşayan bir internet sitesi için oldukça güzel. Her geçen gün de yükseliyoruz.
 
ENGİZİSYON MAHKEMESİ
 
Bu güzellikleri yazdıktan sonra geleyim asıl meseleye.
Bazı arkadaşlarım, “Senin için bir grup belediye basın danışmanı mahkeme kurdu. 'O Zeybekci ile çalıştı, dışlayalım' diyorlar. Bilgin olsun” uyarılarında bulundu. İlk başlarda ciddiye almadım.
Böyle saçmalık mı olur. Şu an tanıdığım bazı danışmanlar, daha önce başka partilerle çalıştı, onlar dışlandı mı?” dedim. Güldüm geçtim.
Ama yaşadığım bir iki konu sonrası baktım ki bu uyarılarda gerçeklik payı var.
Belediyelerin basın danışmanlarından bir bölümü oturmuş, Ortaçağ zihniyetiyle mahkeme kurmuş, yargılamış ve bizim siteyi dışlama kararı almış.
Efendilere bak.
Hem de bunlar sözde meslektaş, dost ve arkadaş...
Oturdukları koltukları babalarının malı gibi sanan, kendilerini başkandan daha fazla belediyenin patronu, kentin sahibi gören bu beyefendiler, CV'lerine bakmadan ahkam keser olmuş.
Sanki bizim mansetturkiye.com'un onların bültenine ihtiyacı var. Biz bülten gazeteciliği yapmıyoruz ki olsun..
Acaba onları o koltuklara oturtan belediye başkanlarının bundan haberi var mı? Sanmıyorum. Ama varsa da orası çok vahim zaten...
 
BAŞKAN SOYER'DEN SÖZ ALDIK
 
Ayrıca şu ayrıntıyı da buradan aktarayım...
Bu kentin en baştaki yerel yöneticisi olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'i telefonla arayıp röportaj talebim oldu. Hatta kendisine (biliyordur ama yine de söyledim) “Rakibiniz Nihat beyin basın ekibindeydim” dedim. Tunç bey, talebime “Yoğunluk geçsin, gününe karar verelim” yanıtı verdi.
 
Haber sitemize, bana tavrı olmayan basın danışmanlarını kesinlikle ayrı tutuyorum. Onlar önyargılardan kurtulmuş şekilde, görevleri ne ise, layıkıyla yapıyor. Hepsine saygılarımızı ve sevgilerimizi iletirim.
 
Diğerlerine soruyorum...
Başkanlarınızın bir tavrı yokken size ne oluyor, anlatın hele.
Hem o sözler ne öyle? “Bunlara ilan vermeyelim, destek çıkmayalım” türünden laflar edenler varmış.
Sen kimin parasını kime veriyorsun, halkın parasını dağıtma kudretini kendinde nasıl buluyorsun?
Yaptığın görevi, beni yargıladığın gibi yapıyorsan yandı o başkan. Yanlış yönlendirmelerle hata yaptırırsın söylemedi deme..
Bir de şunu yazayım, şimdi size yalakalık yapan bazı dostlarınız aynı şeyleri seçim döneminde bize de yapıyorlardı.
35 yıldır aralıksız mesleğimi sürdürdüğüm İzmir'de, kimin ne olduğunu en az sizin kadar bilirim.
Bilmeyerek hatalar yapmış olabiliriz. Kırdıklarımız varsa affola..
Şunu bilin ki bugüne kadar olduğu gibi yine bildiğimizi, gördüğümüzü yazmaya devam edeceğiz.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum